"Memleket isterim,
Gök mavi, dal yeşil olsun,
Kuşların ciceklerin diyarı olsun,
Memleket isterim ne başta dert, ne gönülde hasret olsun,
Kardeş kavgasından bir nihayet olsun.
Memleket isterim Ne zengin fakir,
ne sen ben farkı olsun,
kış günü evi barkı olsun,
Memleket isterim,
Yaşamak sevmek gibi gönülden olsun,
olursa bir sikayet olumden olsun…
Ünlü sairimiz Cahit Sıtkı Tarancı'nın dizelerinde dile getirdiği memleket sevgisi hepimizin gönlünde, zengin fakir ayrım olmadığı sen ben farkının kalmadığı, yaşamanın sevmenin gönülden hissedildiği bir memleket istemek kolay ve bunu gerçekleştirmek te elbette biz insanlara düşüyor.
Bizler Bolu denince aklımıza ilk önce unlu Koroglu destanı ve dunyanın dort bir yanına nam salmıs mengenin ascıları ve bir birinden lezzetli yemekleri, birde hepimizi buyuk bır acıya bogan 12 kasım daki buyuk deprem geliyor aklımıza oysa birde Bolunun arka bahcesi varki bunları anlatmak icin sözcuk bulamasınız. Tek kelimeyle Doğa cenneti…
Doga tüm comertligi ile bütün guzelliklerini bizlere vermis olsa da bizler bu guzellikleri alip vitrine koyup teshir edemiyorsaniz bir anlami olmaz. Güzellikleri kendi icimizde saklama bencilligi, hem dogaya hem de insanlara yapilan en buyuk saygisizliktir.., usta bir ressamin fircasindan cicegin güzelligini, kurdu, kusu, agaci, golu, caglayani, bir meyvanın uzerinde kalan sabah cigi damlasini renk cumbusu icinde belki tuval uzerine kusursuz aktarabilirsiniz. Belki hayal gucunuzle o guzellikler icinde gezinebilirsiniz ama cicegin kokusunu, bir kuzunun annesinin pesinden giderken melemesini yesil cayırlarda oynamasini, yemyesil cam agaclarinin ruzgara yol vermekteki hısırtısını, suyun akarken cıkardıgı sesine karisan kuslarin sesini duyabilir, gorebilir yada koklayabilirmisiniz? Nefes nefes, soluk soluk icinize cekebilirmisiniz?
Gurultulu kent yasamindan birazcikda olsa bir hafta sonu ailenizle rahat ve huzurlu bir hafta sonu tatili yapmak isterseniz iste size doganin tüm guzellikleriyle dans eden yemyesil ve cesit cesit cam agaclarıyla sizi temiz kokusuyla karsılayacak bir tatil beldesi BOLU.
Buralarda Hayvanlarin boyunlarina takılı can seslerin, sabahlari erkenden Horoz otuslerine karıstıgını duyacak, kuzularin annelerini pesinden kosarak melemesine, kopek havlamalarinin yol gosterdigine tanık olacaksiniz. Buralarda gecenin karanliginda kovalarcasina yuksek tepelerin ardindan yayilan günesin isiklarini goreceksiniz. Buralarda camlarin arasindan süzülüp gelen günesin batisindaki kizilligin isinlarini, gokyuzu maviliginin kirmiziya donusunu izleyeceksiniz, Buralarda kir ciceklerin kokusunu alacak, cam agaclarinin temiz havasini soluyacaksiniz. Buralarda yangin yureklerin hararetini, soguk caglayanlardan akan buz gibi sularla sondureceksiniz. Burada sutu inek gogsundeki sicakligi ile yudum yudum icecek. Kaymagin hasini, tereyagi, peynir ve lorun tazeligindeki damak tadini alacaksiniz… Boluda sevginin dostlugun sicakligin hosgorunun yitirilen konuk severligin nasıl yasatıldıgını kendi gozlerinizle goreceksiniz.